ihya.org

ağız

Ağız Kuruluğu ve Nedenleri

Dişhekimliğinde bu hal için "xerostomia" terimi kullanılır.Tükürük bezlerinin tükrük salgılama fonksiyonlarının azalması sonucunda oluşur. Tükürük salgısındaki azalma ağızda oldukça ciddi sorunların oluşmasına yol açabilmektedir.


Sebepleri:

* Biyolojik yaşlılık: Bu etkili bir faktördür, tek başına etkili değildir.
* Sistemik hastalıklar: Romatizmal hastalıklar(Sjogren's sendromu), Bağışklık sistemi hasarı (AIDS), Hormonal bozukluklar (Şeker hatalığı), Nörolojik bozukluklar (Parkinson)
* Çiğneme kabiliyetinin azalması: Eğer beslenme alışkanlıklarınızda sıvı ve yumuşak gıdalar ağırlıktaysa çiğneme fonksiyonu azalır.
* Tükrük bezlerinin cerrahi olarak çıkarılması
* Radyoterapi (Radyasyon tükrük bezlerinde kalıcı hasar yapar.
* İlaçlar (400'ün üstünde ilaç türü ağız kuruluğu yapar: deconjestanlar, diüretikler, tansiyon ilaçları,antidepresanlar, antihistaminikler,...)
* kafein ve alkol tüketimi

Belirtileri:

* dilde yanma hissi
* özellikle kuru yiyecekler için yeme zorluğu
* konuşma zorluğu
* sık susama
* protez kullanmada zorluk

Ağız kokusuna karşı dilinizi de fırçalayın

Memorial Hastanesi İç Hastalıkları Bölüm Koordinatörü Prof. Dr. Yavuz Baykal “Ağız kokusunun nedenleri ve önlemenin yolları” hakkında bilgi verdi.

Sağlıklı bireylerde sabah uyandığında ağızda çirkin bir koku bulunabilir. Bu hoş olmayan ağız kokusu günümüzde gelişmiş toplumlar da dahil olmak üzere bireylerde oldukça sık rastlanılan bir durumdur. Anormal ağız kokusu, sebep olduğu sosyal problemler yanında biyolojik problemlere de neden olabilir. Anormal ağız kokusu bireylerin sosyal yaşantılarında kendilerine olan güvenlerinin kaybedilmesine yol açabilmektedir.

Ağız bakımınıza özen gösterin

En önemli neden ağız hijyeni olduğundan, dil sırtında yerleşik olan bakteriyel birikimleri ortadan kaldırmak önemlidir. Bu nedenle birikim gösteren bakterileri kazıyıcı bir alet ile dil sırtının kazınması oldukça önemlidir. Ayrıca antiseptik gargaralar bakterilerin yeniden birikip çoğalmalarını engelleyebilir. Sakız çiğnemek salyanın debisini ve yapışkanlığını artırarak, dil sırtına yıkama etkisi oluşturur ve bakteri çoğalmasını kısmen engeller.

Ağız ve Çene Cerrahisi

Çene Cerrahi Operasyonları

1-APSE VE KİST OPERASYONLARI
2-YİRMİLİK YAŞ (AKIL) DİŞİNİN ÇEKİLMESİ
3-İMPLANT TEDAVİSİ
4-DİŞ ÇEKİMİ

1-Apse ve Kist Operasyonları ( Apikal Rezeksiyon )

Apikal Rezeksiyon Operasyonunun Yapıldığı Durumlar:

Diş kökünün yapı veya şekil bozukluğu sebebiyle kanal tedavisi'nin tam yapılamaması,

Kanal Tedavisi sırasında alet kırıldıysa, kırılan aletin mutlaka çıkarılması gerekiyorsa, aleti çıkarmak amacıyla,

Diş üzerinde çıkarılamayan bir restorasyonun varlığı nedeniyle kanal tedavisi yapılamaması,

Diş kökünde kist oluşan vakalarda,

Yapılmış kanal tedavisine rağmen hastanın ağrısının devam ettiği durumlarda,

Diş kökünün kemik içerisindeki 1/3 uç kısmının kırılması durumlarında.

Modern Diş hekimliğinin ana amacı, diş kayıplarının önüne geçmektir. Artık diş hekimleri, doğal dişleri ağızda tutmak için ellerinden gelen çabayı göstermektedirler. Çünkü; tek bir dişin kaybı bile genel diş sağlığı ve görünümde olumsuz değişikliklere neden olmaktadır.

2-Yirmi Yaş Dişleri ve Çekilmesi

Ağız Kuruluğu

Dişhekimliğinde bu hal için "xerostomia" terimi kullanılır. Tükürük bezlerinin tükürük salgılama fonksiyonlarının azalması sonucunda oluşur. Tükürük salgısındaki azalma ağızda oldukça ciddi sorunların oluşmasına yol açabilmektedir.

Ağız Kuruluğunun Sebepleri:

* Biyolojik yaşlılık: Bu etkili bir faktördür, tek başına etkili değildir.
* Sistemik hastalıklar: Romatizmal hastalıklar(Sjogren's sendromu), Bağışklık sistemi hasarı (AIDS), Hormonal bozukluklar (Şeker hatalığı), Nörolojik bozukluklar (Parkinson)
* Çiğneme kabiliyetinin azalması: Eğer beslenme alışkanlıklarınızda sıvı ve yumuşak gıdalar ağırlıktaysa çiğneme fonksiyonu azalır.
* Tükürük bezlerinin cerrahi olarak çıkarılması
* Radyoterapi (Radyasyon tükürük bezlerinde kalıcı hasar yapar.
* İlaçlar (400'ün üstünde ilaç türü ağız kuruluğu yapar: deconjestanlar, diüretikler, tansiyon ilaçları,antidepresanlar, antihistaminikler,...)
* kafein ve alkol tüketimi

Ağız Kuruluğunun Belirtileri:

* dilde yanma hissi

Ağız Kanseri ve Tedavisi

Ağız kanserlerinin sıklığı ve ciddiyeti

Ağız kanserlerinin çoğunluğu 45 yaşın üzerinde ortaya çıkar ve erkeklerde oluşma olasılığı kadınlara oranla 2 kat fazladır.

Ağız kanserlerinin oluştuğu bölgeler sıklıkla; dil, ağız tabanı, dil köküne yakın yumuşak damak alanları, dudaklar ve dişetleridir. Ağız kanserleri erken dönemde teşhis edilerek tedavi sağlanmazsa yayılarak sürekli ağrı, fonksiyon kaybı, tedavi sonrası düzeltilmesi mümkün olmayan yüz ve ağız deformiteleri, hatta ölümlere neden olabilir. Dişhekimine düzenli aralıklarla gidilmesi ağız kanserlerinin erken dönemde yakalanması açısından da önemlidir.

Ağız kanserlerinin nedenleri nelerdir?

Ağız kanserlerinin kesin nedeni tam olarak bilinmez. Bununla beraber, tütün ürünleri, alkol ve bazı besinlerdeki karsinojen maddeler ve fazla güneş ışığına maruz kalınması gibi faktörlerin ağız kanseri riskini arttırdığı bulunmuştur. Genetik yatkınlık ta ağız kanserleri için risk faktörleri arasındadır.

Ağız kanserlerinin muhtemel belirtileri

Ağız ve Diş Temizliği

Çürük oluşumunu nasıl önleyebilirim?

* Florlu bir diş macunu ile dişler fırçalanmalıdır.
* Dişlerinizin ara yüzleri için diş ipi veya diğer ara yüz araçlarından faydalanınız.
* Dengeli beslenmeye dikkat edilmeli ve abur cubur yiyeceklere bir sınır konulmalıdır.
* Dişlerinizi çürüğe karşı daha dayanıklı hale getiren uygulamalardan "florlama" ve "fissür örtücüler" hakkında dişhekiminize danışınız.
* Profesyonel diş temizliği ve ağız muayeneniz için düzenli olarak dişhekiminizi ziyaret etmelisiniz.

Ağız bakım ürünlerini nasıl seçmeliyim?

Piyasada çok çeşitli ve cazip kılınan pek çok ürün olması sizi şaşırtabilir. Seçim yaparken onaylanmış ve dişhekiminizin tavsiye ettiği ürünleri satın almaya dikkat etmelisiniz. En iyi diş macunu ve en iyi fırça hangisidir sorularının cevabı, kişinin ağız durumuna göre değişebilir.

Bir diş fırçasını ne kadar kullanabilirim?

Ağız Koruyucuları

Özellikle futbol, basketbol, güreş, gibi kontakt spor yapan sporcularda ve oyun çağındaki çocuklarda ya diğer sporcuların ya spor ekipmanlarının çarpması ya da düşme sonucu yaralanmalar olabilmektedir. Spor yaralanmaları içerisinde diş, çene, dudak ve dil gibi ağız içerisindeki dokuların yaralanmaları önemli yer kaplamaktadır. Ağız koruyucuları kullanılarak bu yaralanmalar önemli ölçüde önlenebilmektedir.

Ağız koruyucular hangi amaçla kullanılırlar?

Kötü Ağız Kokusu (Halitosis)

Kötü ağız kokusu, çoğu zaman mahcubiyete, sosyo-psikolojik problemlere sebep olur; hatta evlilikleri bile olumsuz etkileyebilir.

SEBEPLERİ:

* Ağız boşluğunda yaşayan bakterilerin artıkları olan sülfürlü bileşikler kötü kokuya yol açar. Ölü veya ölmek üzere olan bakteriler sülfür bileşikleri açığa çıkarır.
* Bakteri tabakaları ve yiyecek artıkları dilin arka tarafında birikir. Dilin yüzeyi oldukça pürüzlü bir yapıdadır ve bakterilerin yaşamasına elverişli bir özelliğe sahiptir. Büyük miktarda sülfür bileşikleri de bu alanlarda birikir.
* Eğer diş yüzeyi temizlenmezse kısa sürede bakterilerin yaşamasına elverişli bir hal alır.
* İleri derecede dişeti rahatsızlığına sahip olanlarda kişinin kendi başına temizleyebilmesi pek mümkün olmayan, ulaşılamayan alanlar vardır. derin dişeti cepleri gibi böyle alanlar da kötü kokuya sebep olur.
* Şanslıyız ki ağız boşluğundan kaynaklanan kötü kokuların tedavisi kısa sürede sonuç vermektedir ve problem halledilebilmektedir.

TEDAVİ YÖNTEMLERİ (Ağız boşluğu kaynaklılarda)

"Bir diş" deyip geçmeyin

Gaziantep Dişhekimleri Odası Başkanı Zafer Çolakoğlu, eksik dişlerin gastrit ve ülser gibi ciddi mide sorunlarına neden olabileceğini söyledi. Ağız ve dişlerde meydana gelen bir sorunun birçok hastalığa yol açtığını ve neredeyse bütün vücudu etkilediğini belirtti.

Dişlerin sadece estetik açısından önemli olmadığının unutulmaması gerektiğini, dişlerin aynı zamanda konuşmayı desteklediğini ve sindirim sisteminin bir parçası olduğunu ifade eden Çolakoğlu, şöyle konuştu:

"Dişlerin eksik olması besinlerin yeterince parçalanamamasına ve olduğu gibi mideye aktarılmasına neden olur. Bu nedenle mide bu besinleri öğütmek için çok daha fazla çaba harcar, hazım ve sindirim zorlaşır. Eksik dişler bu nedenle gastrit ve ülser gibi ciddi mide sorunlarına neden olabilir. Bu hastalıklar tedavisi uzun süren ciddi hastalıklardır."

Çolakoğlu, sadece eksik dişlerin değil diş etinde ya da dişte meydana gelebilecek bir enfeksiyonun da vücudu olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Bu enfeksiyonların mide yoluyla dolaşımsistemine yayıldığını ve vücudun bütününe etki edebildiğini vurgulayan Çolakoğlu, şöyle devam etti:

Bebeklerde ağız bakımı

Bebeklerin, en azından ilk dört ay anne sütü ile beslenmeleri ağız çevresindeki yumuşak doku ve kas fonksiyonlarının normal gelişimini sağlayacaktır. Anne sütünün yetersiz olduğu durumlarda fizyolojik başlıklı (damaklı, kesik uçlu) biberon kullanımı gerekir.

Bebekler 1 yaşından itibaren bardak ve kaşıkla beslenmeye alıştırılmalıdır.

Biberonla beslenme en fazla 2 yaşına kadar devam edebilir. Parmak emme, yalancı emzik kullanma gibi alışkanlıklara 2 - 2,5 yaşına kadar izin verilebilir. Eğer parmak emme alışkanlığı mevcutsa, bunun sebebi araştırılarak 3 - 6 yaş arasında bu alışkanlık mutlaka giderilmelidir.

Solunum problemleri, çene gelişmesi üzerine olumsuz etki eder. Burundan değil de, sadece ağızdan soluma durumu mevcutsa (bu durum uykuda daha iyi anlaşılır) muhakkak kulak burun boğaz uzmanına danışılmalıdır.

Ağız



İnsanda sindirim ağızda başlar. Ağızda sindirime yardımcı olan dişler, dil ve ağıza açılan tükrük bezleri bulunur. Ağızda; dışarıdan alınan besin maddeleri dişler yardımıyla mekanik olarak, tükürük içinde bulunan enzimle kimyasal olarak sindirime uğratılır.

Tükürük Bezleri: Kulak altı, dil altı ve çene altı olmak üzere, ağızda üç çift tükürük bezi bulunur. Tükürük içerisinde amilaz, mukus, Na+ ve Ca++ iyonları vardır. Tükürükte bulunan amilaz pişmiş nişastayı kimyasal olarak parçalayabilir.

Tükürük içinde pityalin (amilaz), enzimi, mukus bulunur. pH`ı nötre (7-8) yakındır.

Diş: Dıştan içe doğru üç önemli yapıdan oluşur.

1- Mine

2- Fildişi (dentin)

3- Dişözü (pulpa)

Ergin bir insanda 32 adet diş bulunur.

Dişler, besinlerin mekaniksel olarak parçalanmasını sağlar. Dişin dıştan içe doğru kesiti incelendiğinde mine, dentin ve öz olmak üzere üç bölüm ayırt edilir.

Dil, çizgili kaslardan yapılmış olup, tat almaya, besinleri karıştırmaya, yutmaya ve konuşmaya yarar.

Anatomik özellikleri

Ağız boşluğunun sınırları:

Top