Deve Kuşları

Posted by Arif

Tepeli deve kuşları
Avusturalya'da yaşarlar. Erkekler sayıları 1 ile 3 arasında değişen dişinin yumurtaları için kuluçkaya yatarlar. Kuluçkadan çıkan ve sayıları 18-20 olan yavrulara da yine erkek deve kuşları 18 ay boyunca bakarlar.

Koşucu deve kuşları
Deve kuşu hayvanlar alemindeki en hızlı koşan iki bacaklı hayvandır ve 1 saatte yaklaşık olarak 70 kilometrelik bir hıza ulaşabilmektedir. Deve kuşunun her bir ayağında yalnızca iki parmak vardır ve bu parmakların biri diğerinden çok daha büyüktür. Bu da ona daha rahat hareket etme imkanı sağlar. Devekuşlarının başka bir özellikleri de ayaklarındaki parmaklardan yalnızca büyük olanının üzerinde koşmalarıdır.

GENEL ÖZELLİKLERİ
Devekuşları çoğunlukla doğada " zebra " gibi memeli hayvanlarla birlikte dolaşır. Bu tavır çoğu kez savunma için gerekli olan bir dayanışma biçimidir. Gözleri çok iyi gören devekuşu uzun boynuyla bir periskop gibi çevreyi tarayarak yaklaşmakta olan düşmanını görebilir ancak zebra, devekuşu kadar iyi görmemekle birlikte tehlikeyi kokusundan anlar. Böylece açık arazide devekuşu; ağaçlık bölgelerde ise zebra tehlikeyi sezer ve böylece birbirleriyle dayanışma içerisinde yaşamlarını sürdürürler. Devekuşlarının taşıtlara alışık olmadığı yerlerde yanlarına yaklaşmak oldukça zordur. Ancak açıklık bölgelerde güçlü tüfeklerin ve otomobillerin yardımıyla yakalanırlar. Bu hayvanların gagaları ortalama 13 cm. uzunluğunda olup ağızlarında dişleri yoktur. Hem et hem ot ( meyve, bitki tohumları, sulu bitkiler, çalı yaprakları v.s. ) ve bir kısım omurgasız hayvanlarla çıyan gibi bazı küçük omurgalıları da yerler. Ayrıca katı yiyeceklerin sindirimini kolaylaştırmak için günde yaklaşık olarak 1,5 kg. taş yutarlar. Özellikle kapalı yetiştiricilikte, önüne gelen her nesneyi ( metal, cam, naylon v.s. gibi akla gelebilen her şey ) olduğu gibi yuttukları için çok dikkat edilmelidir. Su gereksinimlerini zaman zaman sulu bitkilerden, meyvelerden ve hayvanlardan sağlarlar. Bu derece az suyla yaşayabilen devekuşları çöl koşullarında uzun süre yaşayabilirler. Doğal koşullarda genellikle küçük topluluklar halinde bulunurlar. Erkeğin haremindeki dişiler ve yavrularıyla birlikte 5 - 15' i bir arada bulunan devekuşlarının sayıları bazen 50 ve daha yukarı çıkabilir. Bunun yanı sıra tek başına yaşayan devekuşları da vardır. Devekuşlarının üremeleri yumurtayla olur. Doğal koşullarda dişiler, kumlu toprağın içine kazdıkları çukurun içine yumurtalarını bırakırlar. Her dişi bir gün ara ile yumurtlamak üzere 6-8 arasında yumurta bırakır ve böylece her kuluçka döneminin başına kadar her çukurda 60-80 arasında yumurta toplanır. Normal bir yumurtanın boyu 15 cm,genişliği 13 cm. ve ağırlığı da kuluçkaya yatan dişinin canlı ağırlığının %1.4' ü kadardır. Yani bir devekuşu yumurtasının ağırlığı 1500-2000gr. arasında değişir. Yumurtalarının kabukları porselen tabak kalınlığında olup 250 kg.lık bir basınca dayanabilir ve yumurtaların üzerinde bir insan rahatlıkla zıplayabilir. Bunun yanı sıra bir devekuşu yumurtası, normal büyüklükte 24 tane tavuk yumurtasına eşdeğer olup, bir yumurtasından yaklaşık 18 kişilik omlet yapılabilmektedir. Bunlardan başka devekuşu yumurtalarının, insanların temizlik amacıyla da olsa ulaşamayacağı büyük camilerin, tarihi eserlerin bazılarının tavanlarında asılı oldukları görülmektedir. Nedeni; "Örümceklerin Yuva Yapmasını Önlemek..." Atalarımızın deneyimleri bunu göstermiştir.

Kuluçka devresi 40 ile 44 gün arasında değişir. Gündüzleri bir veya birkaç devekuşu sırayla kuluçkaya yatar ve geceleri bunu yalnızca erkek devekuşu üstlenir. Kuluçka devresi sona erdiğinde çatlayan yumurtaların hepsinden yavru çıkmayabilir fakat çıkan yavrular son derece çabuk gelişir. Başlangıçta yavruların vücutları at kestanesinin dikenlerine benzeyen tüylerle kaplıdır ancak ikinci ayda bu tüyler düşerek yerine koyu-gri renkli tüyler çıkar ve bunlar da döküldükten sonra 2,5 - 3 yaşlarında gerçek tüyleri tamamlanır. Devekuşları bir aylık oldukları zaman erginler kadar hızlı koşabilir. Halk arasında yaygın olarak kullanıldığının tersine devekuşu tehlikeyi gördüğünde başını kuma gömmez, Ancak başını bacaklarının arasına yada göğsünün altına sokarak dizlerini kırıp oturur. Bu görünümüyle bir kaya parçasını andırarak büyük olasılıkla düşmanlarından saklanabilmek için çevreye uyum sağlamaya çalışır. Devekuşu iki tırnağı olan tek kuştur. tırnaklardan büyük olanı hemen hemen vücudunun tüm ağırlığını üstlenir. Bundan dolayı yerde çok az bir alana basıp çok hızlı koşabilir. Yetişkin bir devekuşu 60 km/h hıza 10- 20 dakikada ulaşabilir ancak korku halinde hızını 90 km ye kadar çıkabilir.Devekuşunun koşarken attığı adım uzunluğu normal olarak 6- 8 m. Arasında değişir. Bu hareketini rahatlıkla ek bir enerji harcamadan yapar. Ağırlığı 150 kg iken başının yerden yüksekliği 2,5-3 m. arasında değişir. Devekuşu iyi bir görme açısına sahiptir. Uzun boynunu tehlike anında dik olarak kaldırır ve çevreyi taramaya başlar, en küçük bir tehlikeyi bile anında görür. Bir filin bile gözlerinden daha büyük bir göze sahip, çapı 5 cm' yi bulan iri ve keskin gözleriyle 1500-1600 m uzaklıktaki bir kesme şeker tanesini rahatlıkla net olarak görebilir. Gözleri, 360 derecelik görüş açısına sahiptir ve üç adet göz kapağı ile korunmaktadır. Gözlerinin kornea tabakası insanlara nakledilebilmektedir. Boyunlarının esnek olması ve gözlerinin her yöne dönebilme özelliğinden dolayı yanlarına yaklaşırken ve yanındayken çok dikkatli olunmalıdır, çünkü her şeyi en ince ayrıntısına kadar görürler. Devekuşları çok meraklı oldukları için başlarını girebildikleri küçük deliklere bile sokarlar. Böyle durumlarda ( kapılarda, çiftlerde, yem yerken, su içerken, gezerken, v.s. ), hemen o anda kendisinin ne yaptığını unutabilir ve boynunu uzatır başını kaldırır, boynunun arkasında herhangi bir şey hissettiğinde de aniden kaçmaya başlar. İşte bu kaçış onlar için çok tehlikeli olur. Çünkü bu hayvanlar kaçarken o anda her şeyi unutur, gelebilecek hiçbir tehlikeyi düşünmeden hareket ederler. Onun için etraflarını çeviren çiftlerin ve ekipmanın devekuşu yetiştiriciliğinde önemi büyüktür. Devekuşları çok zeki hayvanlar değildir ancak dikkatli, titiz ve hassastırlar. Ömürleri 30 - 70 yıl kadardır. Bakım ve besleme koşullarına ve türlerine göre 25-40 yıl arası verimli olurlar. Güney Afrika'da 82 yaşına kadar yaşayanlarına rastlanmıştır. Devekuşlarının gelişmesi çok hızlıdır. 5 kg yem yiyerek 1 kg canlı ağırlık kazanabilen tek hayvandır. Üreticiler devekuşunun ne bulursa yuttuğunu bildikleri için onun midesine özel bir ayrıcalık tanırlar. Çünkü çoğu zaman midelerinden değerli taşlar ve kıymetli eşyalar çıkar. Bugün dünya devekuşu ticaretinin %65'si hayvanın derisi ve eti, diğer %50'si ise tüyleri ve gaga, bağırsak vs. için yapılmaktadır. Kuyruk ve kanatlarında seyrek olarak bulunan açık renkli tüyler, gövde tüylerinin iki misli fiyatına satılmaktadır. Yılda yaklaşık iki kez yolunarak tüy üretimi de yapılan devekuşları, kanat ve kuyruğundan 250g., gövdesinden ise 1 kg. civarında tüy verir. İlk tüy üretimine ise, hayvanlar 9 aylık olduktan sonra başlanmalıdır. Tüyleri yağsız ve yumuşak olduğu için toz alımında, her türlü elektronik cihazların ve özellikle mikroçiplerin temizliğinde ve ayrıca süs eşyası olarak da kullanılmaktadır. Devekuşunun bağırsakları yaklaşık 14m.dir. Kurutulup süs eşyası olarak işlenmektedir. Derisinden ayakkabı, çanta, kemer ve ceket yapılmaktadır. Gagası ve tırnakları ise ilaç hammaddesi olarak değerlendirilmektedir.

Deve Kuşlarının İlginç Kuluçka Sistemleri
Deve kuşlarının ilginç bir kuluçka sistemleri vardır. Sürü halinde yaşayan deve kuşlarından yarım düzine kadarı, yumurtalarını ortak bir yuvaya bırakır. Hiçbir özelliği olmayan sadece sığ bir çukur olan bu yuvada her biri 1.5 kg. gelen 40 kadar yumurta bulunur. Yumurtaların tümünü koruma görevi tek bir dişi deve kuşuna aittir. Kuluçkaya yatan dişiye bir erkek kuş yardım eder. Ancak dişi kuş sadece 20 kadar yumurtanın üzerinde yatabilir. Bu nedenle fazla yumurtaları yuvanın dışına iter. Yapılan incelemeler sonucunda deve kuşlarının bu itme işlemini rastgele yapmadıkları bulunmuştur. Deve kuşu kendi yumurtalarını kuluçkaya yatacağı yumurtaların arasına alırken, başka dişilere ait olan yumurtaları ise dışarıya atmaktadır. Bu ayrımı deve kuşunun nasıl yaptığını bulabilmek için bilim adamları yumurtalara numaralar vermişlerdir. Yumurtaların yerini değiştirerek, eski ve yeni yumurtalar karıştırılarak yapılan tüm deneylerde sonucun değişmediği görülmüştür. Bilim adamlarının vardıkları sonuç deve kuşlarının yumurtalarını, yüzeylerindeki deliklerin dağılımı sayesinde tanıdıkları olmuştur. Bütün yumurtaların kabuklarında, civcivin nefes almasına imkan veren minik "hava delikleri" vardır. Bu deliklerin kabuk üzerindeki yerleri her yumurtada biraz farklıdır. İşte bu delikler sayesinde deve kuşlarının yumurtalar arasında ayrım yapabildiği düşünülmektedir.

Deve kuşu sürülerindeki bütün yumurtaların bakımını tek bir dişi üstlenir. Ancak yuva belli sayıda yavruyu barındırabildiği için bu dişi önceliği kendi yumurtalarına verecektir. Deve kuşları kendi yumurtalarını kabukların üzerindeki hava delikleri sayesinde ayırt edebilmektedirler.

DEVE KUŞLARININ İLGİNÇ KULUÇKA SİSTEMLERİ

Deve kuşlarının ilginç bir kuluçka sistemleri vardır. Sürü halinde yaşayan deve kuşlarından yarım düzine kadarı, yumurtalarını ortak bir yuvaya bırakır. Hiçbir özelliği olmayan sadece sığ bir çukur olan bu yuvada her biri 1.5 kg. gelen 40 kadar yumurta bulunur. Yumurtaların tümünü koruma görevi tek bir dişi deve kuşuna aittir. Kuluçkaya yatan dişiye bir erkek kuş yardım eder. Ancak dişi kuş sadece 20 kadar yumurtanın üzerinde yatabilir. Bu nedenle fazla yumurtaları yuvanın dışına iter. Yapılan incelemeler sonucunda deve kuşlarının bu itme işlemini rasgele yapmadıkları bulunmuştur. Deve kuşu kendi yumurtalarını kuluçkaya yatacağı yumurtaların arasına alırken, başka dişilere ait olan yumurtaları ise dışarıya atmaktadır. Bu ayrımı deve kuşunun nasıl yaptığını bulabilmek için bilim adamları yumurtalara numaralar vermişlerdir. Yumurtaların yerini değiştirerek, eski ve yeni yumurtalar karıştırılarak yapılan tüm deneylerde sonucun değişmediği görülmüştür. Bilim adamlarının vardıkları sonuç deve kuşlarının yumurtalarını, yüzeylerindeki deliklerin dağılımı sayesinde tanıdıkları olmuştur. Bütün yumurtaların kabuklarında, civcivin nefes almasına imkan veren minik "hava delikleri" vardır. Bu deliklerin kabuk üzerindeki yerleri her yumurtada biraz farklıdır. İşte bu delikler sayesinde deve kuşlarının yumurtalar arasında ayrım yapabildiği düşünülmektedir.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <center> <big> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <font> <img> <b> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimlendirme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar