Ebu'l Hasan El Mesudi

Ebu'l Hasan El Mesudi

align=>

Ebu'l Hasan Ali İbn Hüseyin İbn Ali El-Mesudi, Hz. Muhammed (SAS)'in sahabesinden, Abdullah İbn Mesud'un bir torunu idi. Uzman bir coğrafyacı, bir fizikçi ve tarihçi olan Mesudi MS. 9'uncu yüzyılın son on yılında doğmuştur, kesin doğum tarihi bilinmemektedir. Uzak ülkeleri dolaşmış ve Ms. 957'de Kahire'de ölmüş, bir Mutazilit Arap idi.

MS. 915'te Fars (İran)'a seyahat etti ve İstihar'da bir yıl kaldıktan sonra, Fars (İran)'a dönmeden önce Bağdat yoluyla Multan ve Mansura'yı ziyaret ettiği Hindistan'a devam etti. Oradan Kirman'a gitti ve sonra yine Hindistan'a döndü. Mansura o günlerde çok ünlü bir şehirdi ve Müslüman Sind eyaletinin başkentiydi. Onun civarında, İslam'ı yeni kabul edenlerin bulunduğu bir çok köy ve kasaba vardı. MS. 918'de, Mesudi, 10.000'den fazla Arap Müslümanın Şamur limanında yerleştiği, Guzrat'a gitti. Ayrıca Dekkan, Seylan, Hindi-Çini ve Çin'e de gitmiş ve Madagaskar yoluyla Zengibar ve Umman'dan Basra'ya kadar dolaşmıştır.

Basra'da, kitabı Murucü'z-Zeheb'i tamamladı. Bu kitapta, çeşitli ülkeler, insanlar ve iklimler hakkındaki tecrübelerini çok sürükleyici bir tarzda anlatmıştır. Yahudiler, İranlılar, Hintliler ve Hıristiyanlar ile kişisel temaslarının röportajlarını vermiştir. Basra'dan Suriye'ye ve oradan da ikinci geniş kapsamlı kitabı olan otuz ciltlik Murucü'z-Zaman'ı yazdığı Kahire'ye gitti. İlk kitabı MS. 947'de tamamlandı. Ayrıca tarihsel olayları kronolojik olarak derlediği, Kitabü'l-Ausat isimli, bir ek de hazırlamıştır. Ölüm yılı olan, MS. 957'de, aynı zamanda bir düzeltme cetveli de olan önceki kitabının bir özetini verdiği, son kitabı Kitabü't-Tenbih ve'l-İsraf'ı yazdı.

Mesudi 'Arapların Herodot'u ve Gezgini' olarak bilinmektedir. Tarihi olayların eleştirel bir aktarımını sunarak, daha sonraları İbn Haldun tarafından geliştirilen analiz, yansıma ve eleştiri unsurlarını tanıtarak, tarihsel yazım sanatında bir değişimi başlatmıştır. Özellikle, El-Tenbih'te bir coğrafya, sosyoloji, antropoloji ve ekoloji perspektifine karşı sistematik bir tarih çalışması yapmıştır. Mesudi, ulusların yükselişi ve düşüşünün sebeplerine dair derin bir anlayışa sahipti.

Bilimsel ve analitik yaklaşımı ile, İS. 955'teki depremin sebeplerini ve aynı zamanda Kızıl Deniz'in suyu ve yer bilimlerinin diğer problemleri hakkında görüşlerini anlatmıştır. Sicistanlı Müslümanlar tarafından icat edilmiş olan yel değirmenlerinden bahseden ilk yazardır.

Mesudi müziğe ve diğer bilim alanlarına da önemli katkılarda bulunmuştur. Kitabı Murucü'z-Zeheb'te, diğer ülkelerin müziklerinde olduğu gibi eski Arap müziği üzerine de önemli bilgiler aktarmaktadır.

Kitabı Murucü'z-Zeheb ve Maadinü'l-Cevahir (Altın Çayırları ve Değerli Taşların Madenleri), 'hiçbir bilgi kaynağını ve gerçekten bilimsel merakını ihmal etmeyen, yazarının açık fikirliliği' sebebiyle, 'dikkate değer' olarak kabul edilmektedir. Yukarıda bahsedildiği gibi, bu eserini ilmi eseri Murucü'z-Zaman takip etmişti. Kitabü'l-Ausat isimli bir eki yazmasına ilaveten, kariyerinin sonuna doğru Kitabü't-Tenbhi ve'l-İsraf'ı tamamlamıştır. Ancak, El-Tenbih'te kendisi tarafından bahsedilen 34 kitabından, el-Tenbih'e ek olarak, sadece üçünün günümüze ulaşması büyük talihsizliktir.

Örneğin Çin'den Madagaskar'a kadar uzanan kapsamlı seyahatlerine ilişkin bazı iddialar hakkında bazı şüpheler ileri sürülmüştür, fakat doğru durum bir çok kitabının kaybolması sebebiyle değerlendirilememektedir. Aktardıkları ne olursa olsun, bilimsel bir yaklaşım ileydi ve coğrafyaya, tarihe ve yer bilimlerine önemli bir katkı teşkil etmekteydi. Evrimin, minerallerden bitkiye, bitkilerden, hayvana ve hayvandan insana gibi çeşitli yönlerini ele alan ilk bilim adamlarından bir olması ilginçtir. Onun araştırmaları ve görüşleri birkaç yüzyıl kadar vakanüvisliği, coğrafyayı ve yer bilimlerini kapsamlı bir şekilde etkilemiştir.
Top