Domuz gribinin tedavisi mümkün mü?

Posted by asya

Grip enfeksiyonlarının en önemli tedavisi aşılama ile gribin önlenmesidir. Dolayısıyla domuz gribinde de en önemli tedavi yöntemi aşılama ile domuz gribi gelişmesinin önlenmesidir. Ancak 2009 haziran ayına kadar H1N1 domuz gribi için aşı mevcut değilken günümüzde domuz gribi için aşı üretilmiştir. Hatta hastalık koruma ve kontrol merkezi (CDC) domuz gribinide içeren grip aşısının nazal sprey (burun spreyi) şeklinde üretilebilmesi için çalışmalar yapmaktadır.

İki antiviral ilacın oseltamir (Tamiflu) ve zanamivir domuz gribinin tedavisinde etkili olduğu bulunmuştur. Bu ilaçlar direnç gelişiminin önlenmesi için mutlaka doktor kontrolünde uygun sürede alınmalı ve gelişigüzel kullanılmamalıdır. Ancak bu ajanların grip belirtilerinin başlangıcından itibaren 48 saat geçtiyle kullanılması önerilmemektedir.

Domuz gribi geçirmekte olan bazı ağır hastaların hastanede yatırılarak tedavi edilmeleri gerekebilmektedir.

Domuz gribine yakalanan kişilerin tedavisinin mümkün olup olmadığının sorulması üzerine, Münir Büke şunları anlattı:

''Bereket; kuş gribi virüsleri dışında tedavisi var. Virüsü almış kişilerde ilk 36 saat içinde tamiflu veya muadili ilaç 5 gün süreyle sabah akşam kullanılabilir, ya da hastalığın görüldüğü yerlerde bulunulduğunda, koruyucu ilaçlar alınabilir. Ama bunlar ithal olduğu için pahalı ilaçlar, herkesin kullanmasına imkan yok. 65 yaş üzerindekilere, kalp akciğer rahatsızlığı, astımı olanlara, romatizmal hastalıklar nedeniyle kortizon kullananlara, kanser tedavisi görenlere, küçük çocuklara öncelik tanımalıyız.''

Gribe yol açan virüslerin sürekli değişkenlik gösterdiğini, domuz gribindeki gibi genetik değişkenlikler gösterdiğinde ortaya yepyeni bir virüsün çıktığını dile getiren Prof. Dr. Büke, bu yüzden koruyucu antikorların bulunmadığını, yani şu an için aşısının geliştirilemediğini ifade etti.

-''YÜKSEK ATEŞ, VİRÜSLERİN ÖLÜMÜNE YOL AÇIYOR''-

Prof. Dr. Büke, hastalıkla birlikte ortaya çıkan yüksek ateşi düşürmeye çalışmamak gerektiğinin altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''65 yaş üzerindeki kalp akciğer rahatsızlığı olan kişilerde, küçük çocuklarda, hamile kadınlarda ateşi düşürelim. Ama sağlıklı olup grip olanlarda ateşi düşürmememiz lazım. Ateş insana rahatsızlık veriyor, metabolizmayı hızlandırıyor, kalp atışlarını artırıyor, ama bunun yanında virüslerin ölümüne yol açıyor ve vücudun direncinde önemli işlev görüyor, bir çeşit savunma mekanizması gibi işliyor. Vücut 41 dereceye kadar dayanır, 4 saat kadar 42 dereceye dayanır. Mesela ben grip olduğumda ateşimi daha da yükseltirim ve 5-6 saat içinde bu iş biter. Eskilerin hastayı ''terletme'' metodunun mantığı da budur zaten.

Bu nedenle parasetamol dediğimiz ateş düşürücüleri kullanmamak gerekiyor, ateş düşürülecekse fiziki yöntemleri kullanmak daha iyi. Çünkü parasetamol içeren ilaçlar virüslere karşı antikor oluşumunu engelliyor ve virüslerin çoğalmasını sağlayarak hastalığın tedavi sürecinin uzamasına yol açıyor.''

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <center> <big> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <font> <img> <b> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimlendirme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar