warning: Creating default object from empty value in /home/ihya/domains/ihya.com/public_html/saglik/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Domuz gribi tedavisi

Posted by Arif

Domuz Gribi, dünya genelinde önemli bir sağlık sorunu. Bu hastalığa yol açan virüs, kolayca bulaşabiliyor. Domuz gribinden korunmak ve bulaşma riskini azaltmak için öncelikle hastalıkla ilgili bilgilenmek ve bazı önlemler almak gerekiyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sesin Kocagöz domuz gribi ile ilgili merak edilenleri tüm yönleriyle anlattı…

NEDİR?

1. Domuz gribi nedir?

Domuz gribi, insanlarda mevsimsel gribe benzer şikayetlere yol açan viral bir hastalıktır. Kaynağı, A (H1N1) tipi virüstür.

Bu yeni virüs; insan, domuz ve kuş virüslerinin karışımıdır. Domuz gribi denmesinin nedeni ise, domuzlar arasında görülen grip virüsüne benzemesidir.

BULAŞMA YOLLARI

2. Hastalık nasıl bulaşır?

Posted by Arif

Domuz gribi salgın halinde devam ediyor. Ama birçok kişi hastalıkla karşılaştıklarında ne yapacaklarını hala bilmiyor.

Domuz gribi korkusu tüm yurtta hızla yayılırken insanlar bu panik karşısında ne yapacağını bilemiyor. Anadolu Sağlık Merkezi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Hakko, panik yapmaya gerek olmadığını ve hızlı hareket etmek gerektiğini söylüyor. Bu dönemde ortaya çıkan grip vakalarının yüzde 90’ına Domuz gribi tanısı konduğunu ve kontrol altında tutulduğunu söyleyen Dr. Hakko, domuz gribinin öldürücülüğünün düşük olduğuna ve mevsimsel gripten daha hızlı iyileştiğine dikkat çekiyor.

Domuz gribinin belirtileri nelerdir?

• 39-40 dereceye varan ateş
• Kuru öksürük,
• Vücudun geneline yayılan kas ve eklem ağrısı
• Bazı kişilerde boğaz ağrısı ve burun akıntısı
• Yorgunluk

Bazı vakalarda kusma ve ishal de görülebiliyor.

Bu belirtiler varsa nasıl hareket etmek gerekiyor?

Posted by asya

Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlığı Derneği (EKMUD) Başkanı Prof. Dr. Gaye Usluer, mevcut antiviral ilaçların yeni grip virüslerine karşı etkili olmasının tedavide önemli bir avantaj sağladığını, ancak bu ilaçların mutlaka sağlık personeli tarafından reçete edilmesi halinde kullanılması gerektiğini söyledi. Sağlık Bakanlığı'nın Bilim Kurulu üyesi ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi de olan Usluer, direnç geliştireceği için antivirallerle korunmanın birincil hedef olarak asla düşünülmemesi gerektiği uyarısında da bulundu.

Bu kış beklenen büyük salgını önlemek için geliştirilen domuz gribi aşılarının güvenilir olup olmadığı yönündeki tartışmalar bitmiyor.

Bu aşıya sıcak bakmayan güvendiğim bilim adamları olsa da (örneğin Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta) ben bu konularda mikrobiyoloji ve enfeksiyon hastalıklarında uzmanlaşmış kişilerin dinlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu uzmanların da neredeyse tamamı “aşılanmanın daha doğru bir yaklaşım olduğu” görüşündeler. Aşı ülkemizde de uygulamaya geçtiğinde sevgili torunum Aleyna’ya gönül rahatlığı içinde uygulatacağım, ben de yaptıracağım. Çünkü mevcut araştırmalar ve bulgular domuz gribi sonucu ortaya çıkabilecek tatsızlıkların bir hayli ciddi olduğunu gösteriyor. Kısacası aşıya karşı olan, aşı konusunda tereddütleri olanlara saygım sonsuz. Onların da haklı gerekçeleri var ama ben bu alanda uzmanlaşmış kişilerin (mesela Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’ın, Prof. Dr. Serhat Ünal’ı n, Prof. Dr. Murat Akova’nı n) ne dediklerine bakmayı daha doğru buluyorum. Siz de öyle yapın!

En etkili önlem hangisi?

El temizliği! Bütün bulgular el temizliğinin en etkili önlem olduğunu gösteriyor. Bu nedenle özellikle öğrencilerin, öğretmenlerin, okul kreş çalışanlarının, hastane personelinin ve tabii ki en başta hemşirelerin, doktorların ama hepimizin el temizliğe son derece önem vermemiz gerek.

Kış mevsimine girerken grip türleri arasındaki farkı ayırt etmek giderek güçleşiyor. Özellikle mevsimsel grip ile domuz gribi arasındaki farkları ayırt etmek, hem toplum, hem de sağlık çalışanları açısından gerekli tedavileri hızla başlatabilmek için kritik bir önem taşıyor. Anadolu Sağlık Merkezi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Cem Sungur, “Mevsimsel influenza aşısı domuz gribine karşı koruyucu değildir ama belirtilerini anlamak açısından faydası dokunabilir” diyor.

Altı ay gibi kısa bir sürede dünya genelinde büyük bir paniğe neden olan “Domuz Gribi” yani influenza A (H1N1) bu kışın en büyük salgınlarından biri olacak gibi görünüyor. Kış mevsiminin gelmesiyle özellikle mevsimsel griple domuz gribini birbirinden ayırt etmenin zor olacağına dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Cem Sungur, “Eğer mevsimsel Influenza aşısını olması gereken kişiler şimdiden aşılanmazsa, toplumda her iki enfeksiyonun bir arada yaygınlaşması birçok sorun yaratacak” dedi.

Posted by asya

Grip enfeksiyonlarının en önemli tedavisi aşılama ile gribin önlenmesidir. Dolayısıyla domuz gribinde de en önemli tedavi yöntemi aşılama ile domuz gribi gelişmesinin önlenmesidir. Ancak 2009 haziran ayına kadar H1N1 domuz gribi için aşı mevcut değilken günümüzde domuz gribi için aşı üretilmiştir. Hatta hastalık koruma ve kontrol merkezi (CDC) domuz gribinide içeren grip aşısının nazal sprey (burun spreyi) şeklinde üretilebilmesi için çalışmalar yapmaktadır.

İki antiviral ilacın oseltamir (Tamiflu) ve zanamivir domuz gribinin tedavisinde etkili olduğu bulunmuştur. Bu ilaçlar direnç gelişiminin önlenmesi için mutlaka doktor kontrolünde uygun sürede alınmalı ve gelişigüzel kullanılmamalıdır. Ancak bu ajanların grip belirtilerinin başlangıcından itibaren 48 saat geçtiyle kullanılması önerilmemektedir.

Domuz gribi geçirmekte olan bazı ağır hastaların hastanede yatırılarak tedavi edilmeleri gerekebilmektedir.

Domuz gribine yakalanan kişilerin tedavisinin mümkün olup olmadığının sorulması üzerine, Münir Büke şunları anlattı:

Posted by asya

Domuz gribi nedir?

Domuz gribi, A (H1N1) tipi virüsten kaynaklanan, insanlarda hastalığa yol açan viral bir hastalıktır. Hastalık ilk kez Meksika ve ABD’de görülmüş ve daha sonra birçok ülkeye yayılmıştır.

Bu yeni H1N1 virüsü neden” domuz gribi olarak adlandırılmaktadır?

Bu virüse “ domuz gribi” denmesinin sebebi, domuzlar arasında görülen grip virüslerine çok benzediğinin gösterilmiş olmasıdır. Bu yeni virüs insan, domuz ve kuş virüslerinin bir karışımıdır.

Domuz gribi (A/H1N1) virüsü bulaşıcı mıdır?

Domuz gribi A(H1N1) virüsü bulaşıcıdır ve insandan insana geçmektedir.

Domuz gribinin (A/H1N1) belirtileri nelerdir?

Domuz gribinin belirtileri, insanlarda görülen grip belirtilerine benzerdir. Bunlar:
Ateş,
Öksürük,
Boğaz ağrısı,
Yaygın vücut ağrısı,
Baş ağrısı,
Üşüme ve
Yorgunluk
gibi belirtileri içermektedir. Bazı vakalarda kusma ve ishal de görülebilmektedir.

Domuz gribi (A/H1N1) nasıl bulaşmaktadır?

Posted by asya

Domuz gribine karşı daha önce risk grubundaki 10 milyon kişiyi aşılama kararı alan Sağlık Bakanlığı, ilk partisi Ekim başında gelmesi beklenen aşının daha fazla sayıdaki kişiye yapılabileceğini açıkladı. Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Turan Buzgan, 2 firmanın H1N1 aşısını Eylül sonundan itibaren üretecek duruma geleceğini söyledi.

Domuz gribi pandemisine ilişkin hazırlıklar ve yürütülen çalışmaların Pandemi İzleme Bilim Kurulu ile birlikte şekillendirildiğini anlatan Buzgan, bu kurulun aldığı karara göre ülkede domuz gribi aşısı yapılması gereken 13 milyon kişi bulunduğunu bildirdi.

Ülkelerin üretimi sınırlı olan aşıya ulaşabilmek için bir yarış içinde olduğuna dikkati çeken Buzgan, Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın firmalarla bizzat görüşerek aşının temini konusunda gereken garantiyi aldığını belirtti. 2 doz halinde uygulanacak aşının ilk partisinin Ekim başında Türkiye'ye ulaşmasının beklendiğini açıklayan Buzgan, uygulamanın en yüksek risk grubundan başlanarak yapılacağını söyledi.

Posted by Arif

SAĞLIK Bakanı Recep Akdağ, domuz gribi aşısının ilk kime vurulacağına ilişkin tartışmalara açıklık getirdi. İlk aşılama önceliği Dünya Sağlık Örgütü’nün rehberinde de birinci riskli grup olarak yer alan hamile, 3-6 yaş arası çocuklar, hasta olanlar ve stratejik kamu görevlileri olacak.

Domuz gribi aşısı için 140 milyon lira bütçe ayırdıklarını belirten Akdağ, ilk aşamada 10-13 milyon arasında kişinin aşılanacağını belirtti. Aşıların eczaneler değil, Sağlık Bakanı’nın organizasyonuyla dağıtılacağını da ifade eden Akdağ, domuz gribine karşı alınması gereken tedbirleri ve çalışmaları şöyle anlattı:

- Aşı ilk kimlere yapılacak?
Bilimsel heyetimizin tavsiyesi ve Dünya Sağlık Örgütü’nün standartlarına uyacağız. Öncelikli grup, hamileler; 3-6 yaş arası çocuklar; kalp, akciğer gibi bağışıklık sistemi açısından problemi olanlar; itfaiyeci, kolluk kuvvetleri gibi stratejik kamu görevlileri olacak.

- Salgına karşı gündelik hayatta neler yapmalıyız?

Posted by Arif

Sonbaharın gelmesiyle birlikte, Türkiye açısından uykuda olan domuz gribinin salgına dönüşmesi bekleniyor. Sağlık Bakanlığı da en kötü senaryoyu hazırladı ve müsteşar yardımcısı Canlı Gaste’ye anlattı.

Tüm dünya ile birlikte Türkiye’de de domuz gribiyle ilgili alarm zilleri çalıyor. Türkiye'deki 'en kötü senaryo' göre, aşı yapılmazsa 5 bin 300, yapılırsa 400 kişi hayatını kaybedecek.

Mevsimin salgını kolaylaştıracağı hesabı ile okulların kapatılmasının da gündeme gelebileceği belirtilirken, korunmanın tek yolu olan aşı ile ilgili de akıllarda bazı sorular var.

Aşı geldi mi, nerede yapılacak, duyuru yapılacak mı, kuyruklar nasıl önlenecek, parası olan olmayan?.. Bu ve benzeri soruların yanıtlarını, Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Turan Buzgan Canlı Gaste'de verdi:

Dünya Sağlık Örgütü ile tüm otoritelerin konuyla ilgili önemli uyarıları vardı. Farkındalık yaratmamız ve işi ciddiye almamız gerekiyor. Hastalık hafif seyrediyor ama mevsim itibarıyla ağırlaşması mümkün.

Posted by asya

Uzmanlar domuz gribine çözüm peşinde

İnsanoğlu yüzyıllardan beri grip salgınlarının pençesinden kurtulamıyor. İsimleri ve coğrafyaları değişse de tehlike hep aynı kalıyor: Mutasyona uğrayan virüsler, bağışıklık sistemimizi mağlup etmeyi başarıyor.

Deutsche Welle'nin haberine göre; bilimsel ifadesiyle "A tipi H1N1 Virüsü" ya da kamuoyunda yaygın kullanılan adıyla "domuz gribi" kısa süre içinde tüm dünyada korku ve endişeye neden oldu.

Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) verilerine göre 33 ülkede yaklaşık 6 binden fazla kişiye bulaşan virüs nedeniyle 60'sı Meksika'da olmak üzere toplam 63 kişi de hayatını kaybetti.

Saygın bilim dergilerinden "Science" tarafından yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göreyse, hastalığın ilk ortaya çıktığı Meksika'da virüs taşıyan kişilerin sayısı, resmi verilerden on kat daha fazla. Araştırmacılar, bu ülkedeki gerçek vaka sayısının 23 bine ulaştığını iddia ediyor. Rakamlar ürkütücü olsa da yetkililer, sürekli olarak paniğe kapılmama çağrıları yapıyor.

Genetik şifresi çözüldü


Son yorumlar